24 Kasım 2009 Salı

Dünya Kupalarının Unutulmaz Beş Anı

Afrika'da düzenlenecek 2010 Dünya Kupası için geri sayım başladı. Oynanan play-off maçlarıyla son biletler sahiplerini buldu. Gerçi İrlanda'nın şaibeli bir golle elenmesi bizi üzdü ama ne yapalım böyle istedi Sayın Blatter. Bize de sadece ilk sevgilimiz olan Arjantini tutmak kaldı. 1930 yılından beri düzenlenen Dünya kupasının her birinin, şüphesiz her millet için ayrı bir önemi ve anlamı olmuştur. Futbol tarihinin altın yapraklarına değeri tarif edilemez mısralarla unutulmaz anlar teker teker yazılmıştır. Buradan hareketle dünya kupaları tarihinin unutlmaz beş anını hatırlatmak istedim.


1- Dünya futbol tarihinde hiçbir topun çizgiyi geçip geçmediği üzerinden 43 yıl geçmiş olmasına rağmen tartışılmay devam etmemiştir. 1966 yılında İngiltere'nin ev sahibi olduğu dünya kupası finalinde İngilte'nin rakibi,futbol sahnesine adımlarını yeni atmış ve bu oyunun en etkili başrollerini sahneleyecek olan Beckenbauer'li Almanya idi. Maçın normal süresi 2-2 berabere bitmiş ve uzatmalara gidilmişti. Geoff Hurst'un vuruşu kaleciyi geçerek önce üst direğe sonra yere çarpmış, hakemden çok mahallenin kasabına benzeyen yan hakem golü vererek orta sahaya koşmaya başlamıştı. Bu karara Almanlar uzun süre itiraz etmiş ancak sonuç değişmemişti. Daha sonra ingilizler 1 gol daha bularak tarihlerindeki tek dünya kupası şampiyonluklarına ulaşacaklardı. Ancak üçüncü golde topun çizgiyi geçip geçmediğinin fotoğrafı hafızalara kazınmış ve aradan geçen bunca zamana karşı popülerliliğini korumuştur.



2- 1986 Dünya kupasında, şimdilerde ailemizin nur yüzlü,sevecen,gülümseyen ifadenin en güzel şekli olan Halit KIVANÇ Meksika'nın Azteca stadından bildiriyordu. O gün Simon KUPER'in dediği gibi futbol asla sadece futbol olmayacaktı. Falkland savaşında guruları çiğnenmiş, onurları yerle bir edilmiş Arjantin'liler İngilizlerden intikamlarını alacaklardı. Maçın ikinci yarısında El Diego ingiltere defansının hatasını affetmiyor ve Shilton'un üzereinden eliyle topu britanya kalesine bırakıyordu. Golden sonra yer yerinden oynamıştı. Maçtan sonra Maradona kendisine uzatılan mikrofonlara o elin kendisinin değil Tanrı'nın Eli olduğunu söyleyerek fotoğrafı ölümsüz kılacaktı.


3- 2006 Dünya kupası final maçı Zidane için kariyerinin jübile maçıydı. Bu son maçında da kupayı alarak veda etmek istiyordu yeşil sahalara. Ancak maçtan bir gece önce rüyasında kupayla değil de Cüneyt Arkın misali bir hareketle futbol tarihine geçeceğini görse herhalde kendisi de inanmazdı gördüğüne. Materazzi ile aralarında geçen konuşmanın konusunun bugün bile hala gizemini koruduğu bir diyalogtan sonra 1998 dünya kupası finalinde Brezilya'ya attığı kafa golüne benzeyen bir kafayıda Materzzi'nin göğsüne indirerek Materazzi'nin artistik düşüşünün başlangıç noktasını oluşturmuştu. Gördüğü kırmızı kartın ardıdan soyunma odasına giderken yanından geçtiği dünya kupasına hüzünlü bir veda busesi dokundurmak istemişti.

4-Tanrı'nın elinden sadece 5 dakika sonra geliyor El Diego'yu Maradona'lığa terfi ettiren gol. Zafere kaçış filminde Pele'nin dalga geçmek için tahtaya çizdiği slalomun nasıl gerçekleştirileceğini göstermek için nakış işler gibi 5 İngilizi geçerek golü atmıştı. Golü attığında herhalde Maradona bile tahmin etmemişti 2002 de yapılacak oylamada tüm zamanların en güzel golü seçileceğini. Tanrı'nın elinden sonra hakeme itiraz eden britanyalılar bu golden sonra büyük bir ihtimalle kaderlerine isyan etmişti.

5-Bir fransıza Hitlerden daha çok kimden nefret ettiği sorulsa şüphesiz Toni Schumacher cevabını verir. 1986 dünya kupası yarı finalinde 25 Haziran'da Almanlarla Fransızlar kozlarını paylaşmak için sahaya çıkmışlardı. Bir pozisyonda Battiston'la karşı karşıya kalan Toni Schumacher topu hiç umursamadan Battiston'a resmen dalarak kaburgalarının ve dişlerinin kırılmasına sebep olmuştu. O olaydan sonra Fransa'da yapılan ankette Schumacher Hitler'den bile daha çok nefret edilen kişi seçilmişti. Daha sonra Battiston kendisini affettiğini açıklasa da fransızlar onu asla affetmedi. Her ne kadar sportmenlik dışı bir hareket olsa da dünya kupalarının en unutulmaz anları arasında yer almıştır.


















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder